şeb-i arus
Şeb-i Arus lügat manası düğün gecesi demektir. Mevlânâ Celaleddin-i Rumi kendi ölümüne rabbine duyduğu aşktan dolayı sevgiliye kavuşma yani düğün gecesi demiştir.
Nitekim bir gazelinde;
Öldüğüm gün tabutum götürülürken, bende bu dünya derdi var
sanma...
Benim için ağlama, yazık, vah vah deme;
Şeytanın
tuzağına düşersen, o zaman eyvah demenin sırasıdır,
Cenâzemi gördüğün
zaman firâk, ayrılık deme,
Benim kavuşmam, buluşmam işte o
zamandır,
Beni toprağa verdikleri zaman, elvedâ elvedâ demeye
kalkışma,
Mezar, cennet topluluğunun perdesidir.
Batmayı
gördün değil mi? Doğmayı da seyret, güneşle aya gurûbdan hiç ziyân gelir
mi?
Hangi tohum yere ekildi de bitmedi? Ne diye insan tohumunda
şüpheye düşüyorsun?
Hangi kova kuyuya salındı da dolu dolu çıkmadı? Can Yusuf’u ne diye kuyuda
feryad etsin?
Bu tarafta ağzını yumdun mu, o tarafta aç.
Zîrâ senin Hayy u
Hû’yun, mekânsızlık âleminin fezâsındadır.
Bu manaya istinaden her yılın Aralık ayında Mevlana Vuslat Yıldönümleri
çerçevesinde Şeb-i Arûs törenleri yapılır.


